İşçi Derneği
Mimarhayrettin Mh. Bostan Sk. No:6/42, Beyazıt-Fatih,İstanbul
İşçi Derneği Danışma Hattı: 0 850 255 0 250
P.tesi-C.tesi: 08:30 - 20:00

FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ NEDİR?

fazla mesai süresi , iş kanununda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık 45 saatin aşılıp aşılmadığı saptarken, o işçiye denkleştirme uygulanıp uygulanmadığına bakılmalıdır.Denkleştirme için esas alınacak sürenin iki ay olduğu iş kanununun 63. Maddesinde belirtilmiştir. Ancak toplu iş sözleşmelerinden bu sürenin 4 aya kadar çıkarılabileceği belirtilmiştir. Eğer denkleştirme uygulanmıyorsa, somut her bir haftada 45 saatin aşılması gerekli ve yeterlidir. 45 saatin üstünde bir süreyle örneğin, 55 saat çalışılması halinde o işçinin bu hafta 45 saati aşan süre (10 saat) fazla mesai süresi kabul edilir.

Ancak bu haftaya denk gelen bir telafi çalışması varsa, telafi çalışması süresi hesaba katılmaz. Örneğin işçinin bu hafta, geçmiş haftalarda çalışmadığı 12 saati telafi etmesi gerekmektedir. Böyle bir işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı saptanırken, o hafta çalıştığı toplam süreden telafi ettiği süre çıkarılır. Geriye kalan süre 45 saati aşıyorsa aşan süre kadar fazla mesai süresi demektir.

 

fazla mesai süresi ,Denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, somut olarak her bir haftada haftalık 45 saatin aşılıp aşılmadığına bakılmaz. Önemli olan, denkleştirme dönemindeki toplam çalışmanın bir haftaya düşen ortalama süresinin 45 saati aşıp aşmadığıdır. Böylece denkleştirme dönemindeki bazı haftalar (günde 11 saati aşmama kaydıyla)  45 saatin üstünde (haftada 66 saati aşmamak kaydıyla) çalışırken, kimi haftalarda 45 saatin altında çalıştırılabilmektedir. Bu durumda fazla çalışmadan ve ücretinden söz edemeyiz.

Örneğin, işçi A ve işveren B 8 haftalık bir denkleştirme dönemi kararlaştırmışlar ve haftalık üş süresi olarak 45 saati kabul etmişler. B, A’ya ilk iki hafta 15’er saat, sonra 4 hafta 60’şar saat ve son 2 hafta 45’er saat çalıştırmış olsun. Buna göre işçinin;

Denkleştirme döneminde toplam çalıştığı süre (2*15)+(4*60)+(2*45)= 360 saattir. Bu 8 haftalık toplam çalışma süresi iken haftalık ortalama çalışma süresi 360/8=45 saattir. Görüldüğü gibi ortalama haftalık çalışma süresi 45 saati geçmediğinden fazla mesai süresi kabul edemeyiz.

FAZLA ÇALIŞMANIN KOŞULLARI NELERDİR?

fazla mesai süresi ile ilgili olarak İş kanununun 41. Maddesinin 7. Fıkrasına göre fazla mesainin koşulları arasında işçinin onayının alınması gerekir. Bu onayın yazılı olması zorunludur. İşveren bu onayı, her yılbaşında işçilerde yazılı olarak almalı ve işçi özlük dosyasında saklamalıdır. Fazla çalışma onayının alınması işçinin her durumda fazla çalışma yapmak zorunda kalacağı anlamına gelmez. İşçinin fazla çalışmaya katılmamayı haklı kılacak nedeninin bulunması örneğin hastalık, kaza gibi hallerde işçi, onay vermiş olsa dahi fazla çalışmaya zorlanamaz.

fazla mesainin koşulları arasında yeralan işçiden yazılı onay alınmış olmasına ve de işçinin fazla çalışmaya katılmamayı haklı kılacak bir nedenin bulunmamasına rağmen çalışmayı reddeden işçinin iş akdi geçerli nedenle feshedilebilir. İşçilerden her takvim yılı başında alınması gereken, fazla çalışmalara ilişkin yazılı onay belgeleri olmaksızın yaptırılacak olan fazla çalışmalarda, 2018 yılı içerisinde, her işçi için ayrı ayrı olmak üzere,  220,00 TL idari para cezasının uygulanacaktır.

 

FAZLA ÇALIŞMANIN AZAMİ SÜRESİ

fazla mesai süresi ilgili olarak bir diğer konu günlük 11 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma hükümlerine tabidir. 11 saati aşan bir çalışma söz konusu olduğu zaman, haftalık toplam çalışma süresinin aşılıp aşılmadığına bakılmaksızın fazla çalışma ücretine hükmedilir.

Fazla çalışmaların toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz. İş kanunumuzda günlük fazla çalışma süresi sınırı da belirtilmemiştir. Bundan dolayı günlük ne kadar fazla çalışma yapılabileceği kesin değildir. Yasada belirtilen yıllık 270 saatlik üst sınırın aşılması halinde işveren için uygulanacak bir yaptırım yoktur.

İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer vermekte ve bir yılda 90 gün ve 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. İşçinin anılan sınırlamaların ötesinde fazla çalışmayı kanıtlaması durumunda fark fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerektiğine hükmetmektedir. Yani her ne kadar yıllık 270 saati geçmese de eğer günlük çalışması 11 saati geçen durumlar varsa bu 11 saati geçen saatler fazla çalışma süresidir. Aynı zamanda yıllık 270 saati geçen fazla çalışma süresi varsa bu saati geçen her saat fazla çalışma süresidir.

 

FAZLA ÇALIŞMANIN NEDENLERİ VE TÜRLERİ

Fazla çalışmayı gerektiren yasal nedenlere göre fazla çalışmalar üçe ayrılmıştır.

Normal fazla çalışma

iş kanununun 41. maddesine göre ülkenin genel yararları ve ya işin niteliği ve ya üretimin artırılması gibi nedenlerle yapılan fazla çalışmalardır. İşverene işyerinde fazla çalışma yaptırabilme olanağı tanıyan haller çok geniş bir nitelik taşımaktadır.

 

Zorunlu fazla çalışma

Bir arıza sırasında ve ya bir arızanın mümkün görülmesi halinde ve ya makinalar ve ya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde yahut zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkmasında yapılan fazla çalışmalardır. Bu durumda işçinin rızası alınmaz.

 

Olağanüstü fazla çalışma

Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının gereklerini karşılayan işyerlerinde fazla çalışmaya lüzüm görülürse işlerin çeşidine ve ihtiyacın derecesine Bakanlar Kurulu günlük çalışma süresini, işçinin en çok çalışma gücüne çıkarabilir. Bu durumda işçinin rızası aranmaz.

FAZLA MESAİ SÜRESİNİN İSPATI

fazla mesai süresinin ispatı konusunda fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.İşçi iddiasını her türlü delille ispat edebilir, bu arada tanık da dinletebilir. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.

Yargıtay bir kararında fazla mesai süresinin ispatı konusunda “ dosya içine sunulan bordrolarda fazla mesai sütunu bulunmuş olup, tahakkuku da vardır. Bu bordrolar davacı tarafından da imzalanmıştır. Buna göre ihtirazı kayıt konulmaksızın bordroların işçi tarafından imzalanması halinde daha fazla mesai yapıldığı iddiasıyla işçinin alacak talebinde bulunması olanağı yoktur.

 

fazla mesai süresinin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkış gösteren belgeler,  işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonca gidilmesi gerekir. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Yargıtay çeşitli kararlarında genel müdür, bölge müdürü, mağaza müdürü, sah müdürü ve müfettişin fazla çalışma ücreti isteyemeyeceğine karar vermiştir. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşçinin dinlettiği tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışmış olmaları gerekir.

Yargıtay yerleşmiş içtihadı ile yaşamın olağan akışına aykırı bulduğu fazla çalışma iddialarını kabul etmemekte, bu gibi durumlarda iş mahkemelerini takdiri bir hakkaniyet indirimi yapmaya yöneltmektedir. Yüksek mahkeme fazla çalışma iddialarına karşı verdiği kararlarda işçinin uzun süre her gün fazla çalıştırıldığının yaşamın olağan akışına ve insan doğasına uygun düşmeyeceği, işçinin yaşam tecrübelerine göre hiç hastalanmadan veya evlenme, ölüm, doğum, özel işler gibi mazereti çıkmadan yıllarca sürekli çalıştığının kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.

 

FAZLA MESAİ ÜCRETİ HESAPLAMA

fazla mesai ücretinin hesaplanması konusunda her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Bu hüküm nispi emredici nitelikte olduğundan fazla çalışma ücretini sözleşmelerle işçi lehine artırmak mümkün, azaltmak mümkün değildir. Örneğin toplu iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin yüzde yüz zamlı ödeneceği ön görülmüş olabilir. Yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saatten fazla  olan süreler bir saat olarak hesaplanır.

fazla mesai ücretinin hesaplanması sırasında İşçinin fazla çalışma ücretine hak kazanabilmesi için kural olarak fazla çalışmanın işverence istenmesi gerekir. İşçinin işverenin bilgisi olmadan normal çalışma süresinin  dışında işyerinde çalışması fazla çalışma sayılmaz. Ancak işveren işçinin fazla çalışma yaptığını bildiği halde buna ses çıkarmazsa, böyle bir çalışmayı talimat dışı nitelendirmek doğru olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kuelu kararına göre işveren işçiye fazla çalışma yapılmamasını yazılı olarak bildirmiş olsa bile, işçiden ancak fazla çalışma yapmak suretiyle yerine getirilebilecek bir işin istenmesi halinde fazla çalışma söz konusu olur.

Örneğin A şahsının günlük çalışma saati dinlenme süresi hariç 10 saattir. Günlük 10 saatten haftalık 10*6=60 saat olur. Bu durumda haftalık fazla çalışma süresi 60-45=15 saat olur. Yılda çalıştığı hafta sayısı X olursa, bir yılda çalıştığı fazla mesai süresi 15*X saat olur.

 

FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Normali aşan çalışma ücreti de teknik anlamda bir ücret  niteliğindedir. Bu nedenle ücrete ait zamanaşımına tabidir. Buna göre fazla çalışma alacağında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu ücret alacağı doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Örneğin işçinin 2009 yılının Mayıs ayına ilişkin ücretinin ödenmesinde zamanaşımı bu tarihten itibaren başlarken, ,işçinin Haziran ayına ilişkin ücreti için zaman aşımı Haziran ayından başlatılarak 5 yıl olarak hesaplanır. İşçinin çalışmaya devam etmesi zamanaşımı süresini durdurmaz. Yargıtay zamanaşımını daba tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre olarak kabul etmektedir.

 

FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞINDA UYGULANACAK FAİZ

İş kanununda bu konu ile ilgili bir netlik yoktur. Fakat Yargıtay bu konuda kararlar vermiştir. Yargıtay’ın verdiği kararlarda farklılıklar vardır. Yargıtay bir kararında mevduata uygulanacak en yüksek  faizin gecikme faizi olarak fazla çalışmalar için uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bize göre de fazla çalışma alacağının  ücret eki alacağı niteliğinde olduğu kabul edilerek mevduata uygulanan en yüksek faizin, gecikme faizi olarak  uygulanması doğru olacaktır.

Faizin ilk başlangıcı alacağın doğduğu an değildir. İlk başladığı an işverenin temerrüde düşürüldüğü andır. Temerrüt alacağın doğduğu anda veya sonrasında bir ihtarname göndermeyle olabileceği gibi alacak davasının açılmasıyla da olabilir. Borçlu ne zaman temerrüde düşürülürse faizde o anda işlemeye başlar.

 

 

 

Sorunu Sor





Adınız Soyadınız *
Your Email address
Mesaj Konusu
Telefon Numarası *
Mesaj Detayı *

* ile işaretlenmiş alanlar zorunludur