İşçi Derneği
Mimarhayrettin Mh. Bostan Sk. No:6/42, Beyazıt-Fatih,İstanbul
İşçi Derneği Danışma Hattı: 0 850 255 0 250

 

İŞÇİ MAAŞININ  ÖDENMEMESİ

işçi maaşının ödenmemesi  konusuna değineceğiz.Hizmet sözleşmesinin asli unsurlarından olan ücret işverenin işçiye karşı öncelik taşıyan borcudur. Bu nedenle ücret, işçi yönünden en önemli bir hak; işveren yönünden ise başlıca borçtur. İşverenin işçinin ücretinin asgari ücretten aşağı veya toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı ödemesi, yahut hiç ödememesi işçinin bildirimsiz fesih sebeplerindendir. Tatil ücretleri de ücret kavramı içindedir.

işçi maaşının ödenmemesi ; İşverenin emeğinden başka sermayesi olmayan be bağımsız çalışamayan işçinin ücretini eksik ve geç ödemesi de bildirimsiz fesih sebebidir. Buradaki anlamıyla ücret deyimine, işçiye sağlanmış olan para ve parayla ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatlerin de dâhil olduğu kuşkusuzdur. Çoğu zaman işçinin fazla mesai ve ikramiye alacaklarını işverenden istediğinde hizmet sözleşmesi işverene ihbar süresi verilmeksizin feshedilmektedir. Ancak işverenin bu hakları ödememesi halinde işçiler işyerinden fiilen ayrılarak örtülü olarak 4857 saylı İş Kanununun 2472-e maddesindeki fesih hakkını kullanabilirler. Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. Maddesi uyarınca işverenin mücbir bir neden dışında ücretleri ödeme gününü yirmi günden fazla geçmesine rağmen ödememesi halinde iş görme borcunu yerine getirmeyip işyerinde beklemeleri işçinin feshi sayılamadığı gibi yasa dışı direniş olarak kabul edilmeyecektir.

Ücretin noksan ödenmesi, çoğu kez ücrette yapılan indirim ve ücret rejimindeki değişlikten ileri gelmektedir. Bu gibi durumlarda çoğunlukla iş şartlarının değişimi söz konusu olmaktadır. Ancak, işçinin iş kanununun 24/2-e maddesine dayanarak bildirimsiz feshin hakkının kullanabilmesi işçin işveren tarafından yapılan böyle tek taraflı işleme muvafakat etmemiş olması ve değişikliğin işçinin topyekûn çıkarları yönünden aleyhine sayılabilmesi gerekir. Yargıtay kararları bu yönleri, ayrıntılarıyla aydınlığa kavuşturacak bir niteliktedir.

Tarafların ortaklaşa iradeleriyle ücretin miktarını değiştirmelerini, engelleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır. İşyerinde toplu iş sözleşmesi uygulanıyorsa bu durumda ancak toplu iş sözleşmesinde aykırı hükümlere geçerlilik tanınmadıkça hizmet akitlerinde toplu iş sözleşmesinin getirdiği ücret zamlarının altında bir ücret taraflarca kararlaştırılamaz.

İŞÇİ MAAŞININ GEÇ ÖDENMESİ

işçi maaşının ödenmemesi konusunda önemli bir husus da İşyerinde zaman içinde tekrarlanarak belirgin hale gelen uygulamalar işyeri uygulaması olarak adlandırılmaktadır. İşyerinde işveren tarafından birden çok olmak üzere fiilen tekrarlanan ücret uygulaması işyeri uygulaması olarak nitelendirileceğinden, işverenin bu uygulamayı sürdürmemesinin, işçiye hizmet sözleşmesini derhal fesih hakkı vereceğini kabul etmek gerekir.

Ücretin geç ödenmesi; makul sayılabilecek kısa bir süre için, kasa anahtarının unutulması, para havalesinin gelmemesi, ekonomik ve mali güçlükler sebebiyle olduğu takdirde bu durum işçiye süresiz fesih hakkı vermez. İşveren iyiniyetli olsa da özellikle belediyelerin merkezi idareden gerekli yardımları ve ödenekleri zamanında alamamaları sebebiyle işçi ücretlerini geciktirmeleri işçilere süresiz fesih hakkı verecektir. Şüphesiz, işçi bu duruma dayanan bildirimsiz fesih hakkını da objektif iyiniyet kurallarına uygun olarak kullanmak zorundadır. Ancak çoğunlukla günü gününe yaşayan işçinin; işverenin kusurlu sayılamayacağı bir sebepten dolayı olsa da, ödemenin bir hayli gecikmesi üzerine sözleşmeyi bozması, haklı bir sebep olarak görülür.

İŞÇİ ÜCRETİN GÜNÜNDE ÖDENMEMESİ

işçi ücretinin gününde ödenmemesi yani ödenmesi gereken tarihten itibaren yirmi gün içinde zorlayıcı bir neden dışında işçi ücretinin gününde ödenmemesi, işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş sözleşmeleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.

İş kanununun amacı genellikle başka bir geçim kaynağı olmayan işçinin ücretinin gerektiğinde çalışmaktan kaçınma hakkının kullanılması suretiyle, zamanında ve eksiksiz ödenmesini sağlamaktır. Ücretin bölünerek sadece bir kısmının ödenmesi bu amaca uygun düşmez. Aksi takdirde, işçilerin çalışmaktan kaçınma hakkını engellemek isteyen kimi işverenlerin sadece temel ücreti ödemekle yetinip ücret eklerini ödemekten kaçınmalarına olanak tanınmış olur ki, bu durum yasa hükmünü işlemez hale getirir.

Yargıtay ikramiyenin ücret eki niteliğinde geniş anlamda ücrete dâhil olduğu ve işçinin ödenmeyen ikramiye alacağı sebebiyle iş görmekten kaçınabileceğini kabul etmiştir.

ÜCRET ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI

İş kanununa göre ücret alacaklarında zamanaşımı süresi alacağın doğduğu tarihten itibaren beş yıllık süreye tabidir. İşçinin devamlı surette çalışması halinde dahi zamanaşımı, alacağın doğduğu tarihten başlar. Bu durumda ücret alacağı, dava tarihinden geriye doğru beş yıldan önceki ücret alacakları zamanaşımına uğramış olur. Söz konusu beş yıllık zamanaşımı süresi ücret ekleri içinde geçerlidir.

İŞÇİ ALACAĞINA UYGULANACAK FAİZ

 İş kanununun 34. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca ödenmeyen ücret ve eklerine mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. En yüksek mevduat faizinin uygulanacağı tarihin başlangıcı, ücretin ödenmesi gereken ilk günden itibaren uygulanmalıdır. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı uyarınca söz konusu faize karar verilebilmesi için kural olarak ücretin muaccel olması yeterli olmayıp işverenin temerrüde düşürülmüş olması zorunludur.  Eğer işveren davadan önce ihtarname ile temerrüde düşürülmemişse, davanın açılması ihtar niteliği taşıdığından, temerrüt davanın açılmasıyla geçekleşir. Faiz bu tarihten itibaren işlemeye başlar.Toplu iş sözleşmelerinden doğan ücret alacağının ödenmemesi nedeniyle açılan eda davalarında işveren, temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi üzerinden faiz ödemek zorundadır.

 

 

Sorunu Sor

Adınız Soyadınız *
Your Email address
Mesaj Konusu
Telefon Numarası *
Mesaj Detayı *

* ile işaretlenmiş alanlar zorunludur