İşçi Derneği
Mimarhayrettin Mh. Bostan Sk. No:6/42, Beyazıt-Fatih,İstanbul
İşçi Derneği Danışma Hattı: 0 850 255 0 250

İŞÇİNİN ÖLÜMÜ

KANUNİ MİRASÇILARIN KIDEM TAZMİNATI HAKKI

işçinin ölümü nedeniyle kıdem tazminatı kanuni mirasçılar tarafından istenebilir.İş Kanununun 14. Maddesinin 1. ve 14. Fıkralarına göre, iş akdinin işyerinde bir yıldan fazla kıdemi olan “işçinin ölümü sebebiyle son bulması” halinde doğan kıdem tazminatı işçinin “kanuni mirasçılarına ödenir”. İş Kanununun anılan hükmünde işçinin sadece ölümünden söz edilip, ölüm nedenleri üzerinde durulmadığından işçinin eceliyle ölmesi gibi ölümün 3. Kişilerin veya işçinin kendi kusurlu davranışı ya da intiharı sonucunda ortaya çıkması da önem taşımaz.

Bazı durumlarda işçinin ölümü nedeniyle kıdem tazminatı yakınları tarafından istenemez. Ne var ki, Yargıtay yasanın bu hükmüne karşın kusurlu davranışı ile kendi ölümüne neden olan işçinin bu davranışı aynı zamanda işveren açısından sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkı tanıya nedenler arasında yer alıyorsa kıdem tazminatının doğmayacağını kararlaştırmıştır. Yüksek mahkemeye göre “Ölümüne neden olan olay aynı zamanda işçinin işi savsaklaması sebebiyle işyerinde tehlike yaratmış veya işveren bakımından iş akdini haklı nedenle bozma sonucunu doğurmuşsa, bu takdirde mirasçılarının kıdem tazminatı alamaması gerekir. (Y9HD, 21.3.1978, 1676/4008 ve Ekonomi’nin haklı eleştirisi, Y9HD, 7.2.1985, 11082/1201 ve Güzel’in incelemesi)

Her şeyden önce, İş Kanunun 14. Maddesinin 1. Ve 14. Fıkralarının mutlak ifadesi karşısında kanımıza göre Yargıtay’ın bu görüşü benimsenemez. Adı geçen fıkralarda mutlak bir ifade olarak işçinin “Ölümünden” söz edilmiş, ölümünün hangi nedenlere dayandığı veya bu sonucun doğmasında işçinin kusurlu olup olmadığı konusunda herhangi bir düzenleme yer almamıştır.

Bunun gibi, ölüm olayının gerçekleşmesine karşın, kararda belirtildiği gibi “ölüm olmasaydı bun neden olan işçinin kusurlu davranışı dolayısıyla sözleşme İK 25/2 uyarınca haklı nedenle feshedilebileceği” yolundaki görüş hem gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan bir varsayıma dayanmakta hem de karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanı niteliği taşıyan fesih bildirimi kavramına ters düşmektedir.

KIDEM TAZMİNATININ ÖLÜM TAZMİNATIYLA İLİŞKİSİ

işçinin ölümü nedeniyle kıdem tazminatı ile ölüm tazminatı arasındaki ilişkiden bahsedeceğiz.Borçlar Kanunun 440. Maddesinde işçinin ölümü halinde hak sahiplerine ölüm tazminatı olarak adlandırılabileceğimiz kıdem tazminatından farklı bir tazminat getirilmiştir. Anılan maddeye göre “Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür.

Görüldüğü gibi, kıdem tazminatın ın alacaklısı kanuni mirasçılar olduğu halde BK 440’da öngörülen tazminat işçinin eşine ve çocuklarına bunlar yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere ödenir. Bunun gibi, kanuni mirasçıların kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için işçinin bir yıllık kıdeme sahip olması gerektiği halde, bir aylık ücret tutarında ölüm tazminatı işçinin kıdemine bakılmaksızın ödenecektir. Buna karşılık, hak sahiplerine iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapılması için işçinin iş ilişkisinin beş yıldan uzun devam etmiş olması gerekir. Bu durumda her iki tazminata birlikte hak kazanılmasının gerekçesi her şeyden önce, yukarıda belirtilen nedenlerle bunları farklı tazminatlar olması diğer deyişle ölüm tazminatının kıdem tazminatı niteliği taşımamasıdır.

Sorunu Sor

Adınız Soyadınız *
Your Email address
Mesaj Konusu
Telefon Numarası *
Mesaj Detayı *

* ile işaretlenmiş alanlar zorunludur