İşçi Derneği
Mimarhayrettin Mh. Bostan Sk. No:6/42, Beyazıt-Fatih,İstanbul
İşçi Derneği Danışma Hattı: 0 850 255 0 250

İŞE İADE DAVASININ SONUÇLARI

 işe iade davasının sonuçları,Hizmet sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçi veya üyesi bulunduğu sendika tarafından açılan davada mahkemece, işçinin işe iadesine karar verildiğinde fesih geçersiz sayılmaktadır. Bu durumda hizmet ilişkisi hiç bozulmamış gibi devam eder hale geldiği kabul edildiğinde işveren işçiye geçersiz sayılan fesih dolayısıyla çalıştırılmadığı süreye ilişkin ücretini ve öteki bütün haklarını en çok dört aylık dava süreci için ödemekle yükümlüdür.

 Öte yandan işe iade davasının sonuçları ,yargılama devam ederken işçinin işe işveren tarafından iade edilmesi açılmış olan davanın konusuz kalmasına ve dolayısıyla reddine karar verilmesini gerektirmez. Zira fesih tarihindeki durumun hukuka uygunluğu araştırılacaktır. Şayet fesih geçerli nedene dayanmıyorsa boşta geçen süre için işçi, ücret ve diğer haklarına hak kazanacaktır. Ayrıca feshin geçersizliği için süresinde açılan davanın kabulü halinde bunun doğal sonucu olarak koşulları gerçekleştiği yani süresinde işverene başvurulduğu taktirde her hâlükârda 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ve diğer sosyal haklar ile işe başlatılmaması halinde 4-8 aylık ücret tutarında tazminatı belirlenmesi isabetli olacaktır. Bu konuda talep olmasa da yasa hükmü gereğince feshin geçersizliği sonucuna bağlanmış olan tazminat ve ücretin tesbitine karar verilmelidir.

 İşçilerin hizmet akitlerinin feshedilmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 18. Maddesine aykırı olduğu kabul edildiğinden fesih işleminin geçersizliğine ve işe iade kararı verilir işe iade kararı işçinin eski işine, tezgâhına, masasına, şeklinde anlaşılmalıdır. Ancak işçinin de geçersizi fesih dolayısıyla almış bulunduğu ihbar sürelerine ait ücreti tutarındaki ihbar tazminatını ve kıdem tazminatını iade etmesi gerekir.

İşçinin İşverene Başvurması

 işe iade davasının sonuçları arasında İşçi işe iade kararının kesinleşip mahkeme kalemine gelip haberdar olması üzerine doğrudan veya vekili aracılığıyla on işgünü içinde işverene başvurmak zorundadır. Noter aracılığıyla tebligat, işlemin ispatı yönünden yararlı olacaktır. İşveren işe başlatma kararını aynı yolla bizzat işçiye ve vekiline tebliğ ettirmelidir. Boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar başvuru tarihinde derhal ödenmelidir. İşe başlatma halinde, ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiş ise, bu alacaktan mahsup edilmelidir.

                 işyerinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu durumlarda işçi alt işveren aleyhine işe iade davası açmak durumundadır. Asıl işverenin iş sözleşmesinde taraf sıfatı bulunmaz. Ancak, asıl işveren işe iade kararı sonrasında işçinin, işe başlamak için alt işveren süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatı ile en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

 

İşverenin İşçiyi İşe Başlatması

 işe iade davasının sonuçları arasında İş mahkemesi işe iade kararında yargılama dört aydan fazla sürmemiş ise, boşta geçen süre için dört aylık ücret ve diğer haklarının işverence işçiye ödenmesine karar veremez. Zira kararın kesinleşmesi için ne kadar süre geçeceği önceden bilinmez. Bu durumun gerçekleşmesi halinde mahkeme kararının kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar doğmuş buluna ücret ve diğer hakları işçiye ödenmelidir. Şayet işçi işe başlatılmış ise daha sonra izne çıkarılma suretiyle iş sözleşmesinin feshi yeni bir işlem olup öncesi için şe başlatmama tazminatı istenilemez.

 Boşta geçen süre içerisinde ücret dışında doğmuş bulun diğer haklarının ödenmesi gerekir. Şayet işyerinde ikramiye ve yemek uygulaması buluyorsa bu haklar göz önünde bulundurulmadan sadece çıplak ücret üzerinden boşta geçen süre haklarına karar verilemez.

 İşveren tarafından haksız olarak işten çıkarılan ve işe iadesine mahkemece karar verilen işçiye ödenecek ücret ve diğer hakların hangi tarihten itibaren hesaplanacağı da önemli bir konudur. 4857 sayılı iş kanununun 21. Maddesi uyarınca fesih geçersiz sayılacağından işçinin akdinin feshedildiği tarihten itibaren bu hakların hesaplanacağı kabul edilmelidir.

 işe iade davasının sonuçları arasında Feshin geçersiz sayılması sonucu iş ilişkisi devam eden işçi, mahkeme veya özel hakemin işe iade kararının tebliği üzerine on iş günü içinde işyerinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Ancak işe iade davası devam ederken baka ile taşınan işyerine davet edilen işçi bu daveti kabul etmek zorunda değildir. Sendikalar Kanununun 30. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtildiği gibi, işverence iş gördürülmemiş olsa bile, işçinin işinden çıkarıldığı tarihten başlamak üzere işçilik süresinin devamınca ücreti ve diğer bütün hakları işveren tarafından ödenir. Bu hüküm yeniden işçiliğe alınma halinde de uygulanır. Ancak işe başlatmama durumunda işveren ayrıca 4-8 aylık ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

 Öte yandan, işçinin gerek işten çıkarılma kararına karşı bir ay içinde mahkemeye başvurmak zorunda olması ve gerekse mahkemenin kısa süre içinde karar vermek zorunda olması sebebiyle başka bir işte çalışarak para kazanması söz konusu olabilir. Burada belirtelim ki boşta geçen sürelere ait ücret ve diğer haklardan B.K. 325. Maddesi uyarınca bir indirime de gidilemez. Anılan ücret ve diğer haklardan işçi sanki hiç ara vermeden çalışıyormuş gibi, yasa gereği yararlanır.

                 İşçi, kesinleşen mahkeme kararı veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işveren başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmazsa işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Yani kıdem ve ihbar tazminatı öder.

 

İşverenin İşe Başlatmaması

 işe iade davasının sonuçları arasında Feshin geçersizliğine ilişkin mahkeme yada hakem kararının yada Yargıtay kararının tebliğinden itibaren işçinin 10 işgünü içinde işveren işe başlatılmak için başvurması ve işverenin bir ay içerisinde işçiyi işe başlatmaması halinde mahkemece belirlenen tazminatın ödenmesi yükümlülüğü başlar. İşverenin işçiyi işe başlatmasına ilişkin sözü edilen yükümlülük süresinin bittiği tarih, tazminat bakımından üç önemli sonucun doğmasına yol açar.

 Birincisi, tazminatın hesaplanmasında esas alınacak ücret bu tarihteki ücrete göre belirlenecektir. Mahkemece süre olarak belirlenen tazminatı sözü işçinin iş sözleşmesi feshedilmemiş olsaydı bu tarihte alması gereken miktar esas alınarak saptanacaktır. Başka bir anlatımla, işçinin işe iade kararına rağmen bir ay içinde işe başlatılmaması durumunda bu kararın işçiye tebliğ edildiği tarihte emsal işçinin ücreti hangi düzeye gelmiş ise o ücret esas alınarak 4-8 aylık brüt ücret tutarında tazminat ödenmelidir. Ancak, işe sendika üyeliği yada sendikal faaliyet nedeniyle hizmet sözleşmesi feshedilen işçiye ise bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tespit edilecektir. Yargıtay bir kararında işe başlatmama tazminatının brüt olarak hüküm altına alınması gerektiğini, zia vergi yükümlüsünün davacı işçi olduğunu kabul etmiştir.

 İkincisi, işverenin söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğü, başka bir anlatımla işverenin anılan tazminat yönünden temerrüde düşmesi bir aylık sürenin sona erdiği tarihte gerçekleşmiş olacaktır. Dolayısıyla tazminatın belirtilen tarihte ödenmemesi halinde faiz başlangıç tarihi bir aylık işe başlatma süresinin bittiği tarih olmalıdır. Ayrıca tazminat için yasal faiz uygulanır.

 Üçüncüsü, işçinin tazminatı talep hakkı bu tarihte başlayacağından zamanaşımı başlangıç tarihe de bu tarih olmalıdır. Gerçekten, işçi daha önceki bir tarihte tazminatı isteme hakkına sahip olmadığından zamanaşımı başlangıcının sözü edilen tarihten başlatılması gerekmektedir.

 İşçinin boşta geçen süresinin 4 aydan fazla sürmesi halinde ve ücrette de sonradan artış olmuş ise dört aylık sürenin hangi tarihten itibaren başlatılacağı konusu önem kazanmaktadır. Hemen belirtelim ki, söz konusu sürenin işçinin fiilen işten ayrıldığı yani çalıştırılmadığı tarihten itibaren başlaması gerektiğidir. İş sözleşmesi süre verilerek feshedilmiş ise sözü edilen süre fesih bildiriminin davacıya ulaştığı tarihten itibaren değil, önelin bittiği tarihten itibaren başlamalıdır.

Sorunu Sor

Adınız Soyadınız *
Your Email address
Mesaj Konusu
Telefon Numarası *
Mesaj Detayı *

* ile işaretlenmiş alanlar zorunludur