İşçi Derneği
Emin Sinan Mahallesi, Emin Sinan Hamamı Sok. Famas İş Merkezi No:23/201, Beyazıt-Fatih,İstanbul
İşçi Derneği Danışma Hattı: 0 850 255 0 250

İşgöremezlik Nedeniyle Maddi Tazminat Davası

 

işgöremezlik nedeniyle maddi tazminat davası konusu iş kazası durumunda önemli tazminatlardan bir tanesidir.İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremez durumuna gelen sigortalı, bu işgücü kaybı nedeniyle cismani zarara uğramıştır. Sigortalının bedensel zararı nedeniyle olay tarihinde itibaren ölene kadar bu efor kaybının neden olduğu maddi zararının giderilmesi gerekir. Sigortalının, iş kazası veya meslek hastalığı sonrası daha yüksek ücretle iş bulması veya aynı işine devam ediyor ve aynı ücreti elde ediyor olması bedensel zararının bulunmadığı anlamına gelmez.

işgöremezlik nedeniyle maddi tazminat davası dayanak olarak kendisine Borçlar kanununu bulur. Borçlar kanununun 54. Maddesinde, bedensel zararlar; “Tedavi giderleri, Kazanç kaybı, Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” olarak sayılmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 75. Maddesine göre zarar görenin geçici ödeme isteme hakkı; zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yapacağı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.

Hâkim, geçici ödeme kararı verirken, davacının ekonomik durumunu gözeterek geçici bir karar vereceğinden, davacının zaruri ihtiyaçlarını gözeterek bir miktar belirlemelidir. Geçici ödeme kurulacak hükmün önceden tamamen infazına dönüşmemelidir. Hakimin bu konuda vereceği ara kararı bir ihtiyati tedbir kararı niteliğindedir. Davacı bu kararı icra yolu ile uygulatabilir. Geçici ödemeler asıl hükümde hükmedilecek tazminat tutarından yasal faizi ile mahsup edilmelidir.

Tazminata hükmedilmezse hâkim, geçici ödemenin yasal faizi ile davalıya iadesine karar verecektir. Geçici ödemenin tutarından daha az tazminata hükmedilmesi gerekirse hakim, fazla yapılan geçici ödemenin yasal faizi ile iadesine karar verecektir. Davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, iadesine karar verilen geçici ödeme acze düşen davacıdan tahsil edilemezse, hazineye karşı açılacak bir dava ile talep edilmelidir.

işgöremezlik nedeniyle maddi tazminat davası görülürken 5510 sayılı kanunda göz önünde bulundurulur. Kural olarak, 5510 sayılı kanunun 19. Maddesi hükmüne göre, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işgöremezlik durumunda SGK sigortalıya geçici işgöremezlik ödeneği, işgöremezlik oranı %10 ve üzerindeyse, sürekli işgöremezlik ödeneği öder. Ayrıca sağlık yardımlarını yapar, protez araç ve gereçlerini sağlar ve gerekirse yurtdışında tedavi ettirir. Sigortalı, işkazası veya meslek hastalığı nedeniyle sağlık yardımlarını SGK’dan alabileceğinden, kurumca karşılanması gereken sağlık harcamaları için işvereni veya 3. Kişileri doğrudan dava edemez. Ancak, kurumca karşılanmayan tedavi giderleri yanında estetik gideri gibi sağlığa ilişkin giderlerini işverenden isteyebileceğinin kabulü gerekir.

 

İş kazasında işgöremezlik oranı %0 ise maddi tazminat davası açılabilir mi?

işgöremezlik nedeniyle maddi tazminat davası açmak için işgöremezlik oranının bir önemi yoktur. Sigortalı, işkazası nedeniyle sürekli işgöremez durumuna düşmemiş, işgöremezlik oranı %0 olarak belirlenmişse, sürekli bene gücü kaybından söz edilemez. Bu durumda, sigortalı sağlık rağoru ilen belirlenen çalışamadığı süre için SGK tarafından ödenen geçici işgöremezlik ödeneği, çalışması halinde alacağı ücreti karşılamıyorsa, bu zararın tazminini isteyebilir. Sigortalı, raporlu olduğu bu dönemde hiç çalışamaz durumda olduğundan %100 işgöremez gibi değerlendirilmeli, alması gereken ücretlerinden davalıların kusur oranına isabet eden tutardan SGK'nun ödediği geçici işgöremezlik ödeneğinin rücuya tabi kısmı düşülerek tazminat tutarı belirlenmelidir. İşgöremezliğin %0 olduğu durumlarda maddi tazminat istenemeyeceğine dair kimi görüşler varsa da bir gerekçe gösterememişler, işçinin çalışamadan geçirdiği süreleri gözardı etmişlerdir.

Kazalı işçi, sigortasız çalışması veya istekte bulunmaması nedeniyle SGK’dan geçici işgöremezlik ödeneği almamışsa,  durum nasıl değerlendirilecektir?

5510 sayılı kanunun 97/3. Maddesine göre, “Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.” Kazalı işçi, bu beş yıllık süre içinde her zaman SGK’dan talepte bulunabilecektir. Dava sırasında beş yıllık hak düşürücü süre geçmemişse, davacıya kuruma başvurması için süre verilmelidir. Kuruma başvuru sonucunda geçici işgöremezlik ödeneği SGK’ca ödenirse, hesaplanan zarardan rücuya tabi kısmının düşülmesi gerekir.

Beş yıl içinde istenmeyen geçici işgöremezlik ödeneği, hakkın düşmesi nedeniyle sigortalı tarafından SGK’dan istenemez. Dava sırasında beş yıllık sürenin dolduğu bu hakkın düştüğü anlaşılırsa davacı geçici işgöremezlik ödeneğini kurumda almamış olacaktır. Sonuçta, geçici işgöremezlik ödenği kurum tarafından ödense dahi işverene rücu edilecektir. Sigortalının geçici işgöremezlik ödenğini kaza tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinden işverenden de talep edebiliceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, davacının kurumdan geçici işgöremezlik ödeneğinin almadığı ortaya çıkarsa, geçici işgöremezlik ödeneğinin hesaplanan zarardan düşülmesi gerekir.

işgöremezlik nedeniyle maddi tazminat davası açılırken aşağıdaki düzenlemeler göz önünde bulundurulur.

Yasal düzenleme ve içtihatlar

Bedensel zarar

MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

  1. Tedavi giderleri.
  2. Kazanç kaybı.
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

 

Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri

  1. Sorumluluk
  2. Genel olarak

MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

 

II.Tazminat hükmünün değiştirilmesi

MADDE 75- Bedensel zararın kapsamı, karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde, tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir.

III. Geçici ödemeler

MADDE 76- Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.

Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.

İşçinin kişiliğinin korunması

Genel olarak

MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir

 

Yargıtay Kararı

  • Sürekli işgöremzlik oranının %0 olduğu gerekçesi ile maddi tazminat davasının reddi hatalıdır. Davacının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışmadığı sürelerde %100 işgücü kaybına uğradığı kabul edilerek bilirkişi aracılığı ie maddi zararı tesbit edilip SGK’ca ödenmesi gereken geçici işgöremezlik ödeneği düşüldükten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir. H:D 21/05/2007 2007/7596-8369

Sorunu Sor

Adınız Soyadınız *
Your Email address
Mesaj Konusu
Telefon Numarası *
Mesaj Detayı *

* ile işaretlenmiş alanlar zorunludur